slide
Sohbete giris yapmak için java programına ihtiyaç yoktur, Javasız sohbet sitelerine giiriş yapabilirsiniz. java kurmanizi onermiyoruz.
Dilerseniz SiteAdi mirc scriptini indirerek sohbete baslayin !
Sohbete giris yapmadan once lutfen sohbet kurallarini okuyunuz.
sohbet siteleri, sohbet odaları, sohbet, chat, chat sohbet, javasız sohbet, mobil chat sohbet, sohbet kanalları, chat odaları.

Koç Burcu
Boğa Burcu
İkizler Burcu
Yengeç Burcu
Aslan Burcu
Başak Burcu
Terazi Burcu
Akrep Burcu
Yay Burcu
Oğlak Burcu
Kova Burcu
Balık Burcu
21 Mart
20 Nisan
21 Nisan
20 Mayis
21 Mayis
21 Haziran
22 Haziran
22 Temmuz
23 Temmuz
23 Agustos
24 Agustos
23 Eylul
24 Eylul
23 Ekim
24 Ekim
22 Kasim
23 Kasim
21 Aralik
22 Aralik
20 Ocak
21 Ocak
19 Subat
20 Subat
20 Mart

Antalya
kez izlendi
Kocaeli
kez izlendi
Mardin
kez izlendi
Muş
kez izlendi
Kars
kez izlendi
Gebze
kez izlendi
Nevşehir
kez izlendi
Rize
kez izlendi
Çankırı
kez izlendi
Antalya

Antalya Chat
Antalya, Türkiye’nin güneyinde, Akdeniz Bölgesi’nde yer almaktadır. Türkiye’nin en çok turist alan ilidir.

Antalya ilçeleri

Akseki,
Alanya,
Batı Vilayet,
Elmalı,
Finike,
Gazipaşa,
Gebriz,
Gündoğmuş,
İbradi,
Kale,
Kaş,
Kemer,
Korkuteli,
Kumköy,
Kumluca,
Mahmutlar,
Manavgat,
Merkez,
Serik,

Tarihi

Antalya, antik bölgelerden batı Pamfilya’nın güneydoğu ucunu ve doğu Likya’yı içine almaktadır. Antalya Türkiye’de bugüne kadar bilinen en eski yerleşmelerin bulunduğu en önde gelen illerden biridir. Antalya’ya 20 km uzaklıkta ve Toroslar’ın Akdeniz’e bakan yamaçlarında yer alan Karain Mağarası’nda yapılan kazılarda Antalya ilinde Paleolitik yerleşmenin varlığını ortaya çıkartmış ve bölgenin tarihini M.Ö. 220 bin yılına kadar indirmiştir.

Bölgenin en önemli Prehistorik buluntularını içeren Karain mağarası Paleolitik ve Neolitik, Beldibi Mağarası da Mezolitik çağdan veriler sunarken, Bademağacı Höyüğü’nde son kazılarda Cilalı taş çağı yerleşimlerine ve buluntuları ve yanısıra insanın yerleşik hayata geçişinin ilk izlerine rastlanır. Bunlara Karataş, Semahöyük’te yapılan kazılarla elde edilen Erken Tunç Çağı bulguları da eklenince, bölgede Paleolitik çağdan zamanımıza kadar kesintisiz bir uygarlığın varlığı belirlenir.

Antalya Bölgesi’nin erken tarihi, son buluntulardan önce karanlıktı. Hititlerin çivi yazılı belgelerinde, adı geçen Ahhiyava ve Arzava ülkelerinin Pamfilya olduğu bilim çevrelerinde artık daha yüksek sesle ileri sürülmektedir. Son araştırmalar ve buluntuların yorumlanmasıyla karanlık diye bilinen bu dönem de aydınlanmaya başlamıştır.

Konya’nın Yalburt’unda bir Hitit Hieroglafinde Patara’nın “Pataf” biçiminde geçmesi bu aydınlanmayı güçlendiren buluntulardır. Bıradan anlaşılan, Hititler, “Lukka Ülkesi” diye adlandırdıkları Akdeniz sahiline kadar uzanmıştır.

M.Ö. 14. ve 13. yüzyıllar, Miken kolonistlerinin en faal oldukları dönemlerdir. Anadolu’nün batı ve güney bölgelerinde özellikle Mersin, Tarsus’ta bazı yerleşmeler olduğu halde, Antalya’ da henüz Miken kalıntılarına rastlanmamıştır.

Aspendos TiyatrosuHitit İmpratorluğunun yıkılmasının sebebi olan Deniz kavimleri göçü sırasında bir kısım Akalıların bu bölgeye göç ettiklerinden Grek efsanelerinde söz edilir. Truva Savaşları’ndan sonra bazı Aka boyları, Amphilokhos, Kalkhas ve Mopsos’un idaresinde Pamfilya’ya geldikleri; Perge, Sillyon, Aspendos ve Selge’yi kurdukları söylenmekle birlikte son bilimsel veriler bu kentleri yörenin yerli halkının kurduğunu göstermektedir. Bu Perge’nin Parha, Aspendos’un Estvedüs, Selge’nin Estlegiis, Silyon’un Selyuüs adlarından da bellidir.

Antalya sınırları içinde yerleşen Likyalı’ların kökenleri tartışılmakla birlikte, Hitit ve Mısır kaynaklarında (M.Ö. 2000) Lukki veya Lukka adlı bir kavimden bahsedilmektedir. Bu kavim, kendilerini “Termili” olarak adlandıran Akdeniz kıyılarımızdaki güçlü komşuları Luvilere akrabalıkları ile bilinen Likya ulusundan başkası değildir.

İlk yerleşme hareketleri M.Ö. 7. ve 8. yüzyıllarda Akdeniz kıyılarında başlamıştır. Özellikle Batı Anadolu ve Yunanistan’da bazı koloniler bu harekette önderlik ederek, bazı kentleri egemenlikleri altına almışlar veya yeni kentler kurmuşlardır.

Antalya’nın ilk surlarının II. Attalos zamanında inşa edildiği bilinmektedir. M.S. 130 yılında Roma imparatoru Hadriyanus, Antalya seferi sırasında “Hadriyanus Kapısı”nı yaptırmış, surların doğu bölümünü de onarttırmıştır.

Doğu Roma Egemenliği
Hıristiyanlığın Anadolu’da hızla yayıldığı M.S. 5.-7. yüzyıllar boyunca Pamfilya ve Likya, Doğu Roma eyaleti olarak önemlerini korumuşlar, hatta M.S. 2. yüzyıldaki parlak çağlarına yaklaşır derecede, imar görmüşlerdir. 7. yüzyılın ortalarında Arapların sürekli yağma ve saldırıları her iki bölgeyi büyük ölçüde zarara sokmuş, bu duruma engel olmak isteyen Doğu Romalılar, bölgeyi korumak amacıyla özel bir donanma kurmuşlardır. Roma İmparatorluğu’nun bölgeye kesinlikle egemen olmasından sonra, stratejik yerler veya kentlerin bazıları, ufak keşişlikler halinde Doğu Roma Egemenliği sırasında yaşamalarını sürdürmüşlerdir.

Ayrıca, Rodos, Venedik, Ceneviz korsanlarının talanları, Kıbrıs Krallarının saldırıları ve Haçlı seferi sırasındaki yağmalar, bölgenin ekonomik gücü kadar kentleri de yıpratmıştır. Bu sırada özellikle Rodos ve Cenevizliler koruma ve saldırma için, uygun kıyılarda üsler kurmuşlardır.

Antalya, Batı Akdeniz kıyısında stratejik konumuyla önemli bir liman şehridir. Bu özelliğinden dolayı, kurulduğu tarihten başlayarak sürekli istilalara maruz kalmıştır.

Antalya Adı
Helenistik dönemde Bergama Kralı II. Attalos (M.Ö. 159-138), bölgenin stratejik dönemini dikkate alarak buraya bir Liman – şehir kurdurmuştur. Kent, kurucusunun adından dolayı “Ataleia” olarak anılmıştır. Arap kaynaklarında şehrin adı “Antaliye”, Türk kaynaklarında ise “Adalya” olarak geçmektedir. Yerleşme, 20. yüzyılın ilk çeyreğinden başlayarak “Antalya” olarak adlandırılmıştır…

Coğrafi konum

Antalya ilinin ilçeleriAntalya ili Anadolu’nun güneybatısında yer almaktadır. Yüzölçümü 20.723 km² olup, Türkiye yüzölçümünün %2.6’sı kadardır.

İlin kara sınırlarını Toros Dağları meydana getirmektedir. İlin güneyinde Akdeniz, doğusunda Mersin, Konya ve Karaman, kuzeyinde Isparta ve Burdur, batısında ise Muğla illeri vardır.

İl arazisinin ortalama olarak %77.8’i dağlık, %10.2’si ova, %12’si ise engebeli bir yapıya sahiptir. İl alanının 3/4’ünü kaplayan Torosların birçok tepesi 2500-3000 metreyi aşar. Batı’da ki Teke yöresinde geniş platolar ve havzalar yer alır. Çoğunlukla kireçtaşlarından oluşmuş bu dağlar ve platolar alanında, kireçtaşlarının erimesiyle oluşmuş mağaralar, düdenler, su çıkaranlar, dolinler, uvalalar ve daha geniş çukurluklar olan polyeler gibi büyüklü, küçüklü karst şekilleri çok yaygındır. İlin topoğrafik yönden gösterdiği değişkenlik gerek iklim, gerek tarımsal gerekse demografi ve yerleşme yönünden farklı ortamlar yaratmaktadır. Ayrı özellik gösteren bu alanları sahil ve yayla bölgesi olarak tanımlayabiliriz.

Sahil kesimi ilçeleri; Konyaaltı, Muratpaşa, Aksu, Gazipaşa, Alanya, Manavgat, Serik, Kemer, Kumluca, Finike, Kale ve Kaş’tır. Denizden yüksekliği 5-44 m arasındadır. Yayla kesimi ilçeler ise; Gündoğmuş, Döşemealtı, Kepez, Akseki, İbradı, Korkuteli ve Elmalı’dır. Bu ilçelerin denizden yüksekliği 900-1000 m arasındadır.

Nüfusu
2000 yılında yapılan genel nüfus sayımına göre nüfus büyüklüğü olarak 81 il arasında 7. sıradadır. 1,719,751 kişilik nüfusunun 936,330’u (%54.5) şehirde (il, ilçe merkezi belediye sınırları), nüfusunun 783.421’lik kısmı ise (%45.5) kırsal kesimde (bucak ve köyler) yaşar.

Kocaeli

Kocaeli Chat
Kocaeli, Marmara Bölgesinde Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan kavşak konumundadır. Yüzölçümü 3.505 km² olan Kocaeli İlinin nüfusu 1.437.926’dir. İlin yıllık nüfus artış hızı ‰27’dir. Km²ye düşen nüfus miktarı 398 kişiye ulaşarak İstanbul’dan sonra ülkenin en kalabalık ili olmuştur. Yüzölçümü bakımından Türkiye’nin en küçük 7. ilidir.

Nüfus
Adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre 2007 yılı Kocaeli’nin genel nüfusu 1.437.926 kişidir. 1990 yılı sayımına göre 1997 yılında yıllık %3,45 artan nüfus artış hızı, 2000 yılında yıllık %2,7 oranında artmıştır. Yüzölçümü 3.625,29 km2 olan Kocaeli’nde nüfus yoğunluğu 398 kişidir.

Kocaeli İli İdari Durumu tablosu için lütfen tıklayınız.

Nüfusun Yıllara Göre Dağılımı tablosu için lütfen tıklayınız.

2000 Yılı Genel Nüfus Sayımına Göre Eğitim Okur-Yazarlık Göstergeleri (%) tablosu için tıklayınız

Kocaeli’nin Aldığı ve Verdiği Göç Oranı
2000 yılı genel nüfus sayımı kesin sonuçlarına göre, Kocaeli’ne ülke sınırları içerisindeki diğer bölge ve illerden göç eden kişi sayısı 119.301 kişidir. Kocaeli’nden ülke sınırları içerisindeki diğer alanlara göç eden kişi sayısı ise 119.090 kişidir. Kocaeli’nin verdiği göç ile aldığı göç arasındaki fark 211 kişidir. Göç edebilecek her 1000 kişi için net göç miktarı %0,2 olarak tespit edilmiştir.

Kocaeli’nin ülke sınırları içerisindeki diğer şehirlerden aldığı göç, verdiği göçten daha düşük iken, köyden şehre ve şehirden köye göç eden nüfus miktarı verdiği göçten fazladır. Erkek nüfus kadın nüfusa göre daha çok göç etmektedir.
Ulaşım

Kocaeli’nin sanayileşmesinde en önemli etken, tüm ulaşım olanaklarına sahip olmasıdır. Kara ve demiryolu ağları ile yapılan taşımacılık özellikle Avrupa ve Ortadoğu’ya yapılmakta olup, limanlar ile yapılan deniz taşımacılığı da önemli bir boyuta ulaşmıştır. İstanbul ve Bursa gibi önemli ticaret ve sanayi merkezlerine yakınlığı, yatırımlar açısından Kocaeli’ni öncelikli kılmaktadır. Kocaeli’nin şehir merkezi İzmit’in İstanbul’a uzaklığı 85 km’dir. İstanbul’un batı yakasında bulunan Atatürk Hava Limanı ve doğusunda faaliyet gösteren hemen yakınındaki Sabiha Gökçen Havalimanı ile dünyaya açılan Kocaeli, Ankara’ya da TEM otoyolu ile bağlıdır. Uluslararası İstanbul Atatürk Havalimanı 90 km. mesafededir. Ayrıca Uluslararası Sabiha Gökçen Havalimanı’na 50 km. mesafededir. 5’i Kamu Limanı (Derince ve Yarımca) ve 35 özel iskele ile deniz ulaşımı olanakları açısından tüm Anadolu’nun en iç noktasındadır.

Turizm
Uluslararası Fuar Merkezi, Kartepede kış turizmi, tracking, İzmit Körfezi, Sapanca Gölü, Karadeniz kıyılarında bulunan Kefken ve Kerpe’nin doğal güzellikleri ile Kocaeli aynı zamanda bir turizm kentidir. Ayrıca Karadeniz kıyıları önümüzdeki yıllarda ulusal ve uluslar arası Turizm merkezi olmaya adaydır. Av turizmi açısından da Kocaeli çok elverişli bir konumdadır.

Ekonomik Yapı
Kocaeli Sanayi Odasına bağlı yaklaşık 1800 sanayi kuruluşu faaliyetini sürdürmektedir. Sanayi kuruluşları ağırlıklı olarak Gebze, İzmit ve Körfez ilçelerinde toplanmıştır. Ülkemizin 100 büyük sanayi kuruluşunun 27’si Kocaeli’nde bulunmaktadır. Türkiye İmalat Sanayi Tüketim Mallarının %2,82’si, Ara Mallarının %22,03’ü ve Yatırım Mallarının %10,23’ü Kocaeli’nde üretilmektedir. Kocaeli’nin imalat sanayi açısından ülke içindeki payı %13, dış ticaretteki payı ise %18’dir. Kocaeli’nde faaliyet gösteren önemli sektörlerin Türkiye içerisindeki payı incelendiğinde %28 ile Kimya sanayi birinci sırada yer almaktadır. Bunu sırasıyla metal eşya sanayi, metal ana sanayi, otomotiv sanayi, makine sanayi ve taş ile toprağa dayalı sanayi izlemektedir.

Ülke genelinde tüketilen elektrik enerjisinin yaklaşık %10’u Kocaeli sanayi tarafından tüketilmektedir. Üretiminde % 33’ü ileri teknoloji kullanan Kocaeli sanayicisi, küresel ölçekte rekabet edebilme imkanını arttırmıştır.

Kocaeli’nde sayıları 100’ü aşkın yabancı sermayeli sanayi kuruluşu bulunmaktadır. Bu kuruluşlar arasında Almanya birinci sırada yer almaktadır.

Bölgede yoğunlaşan sanayi kuruluşları ile birlikte, bilimsel araştırma ve geliştirme merkezleri de Kocaeli’nde yer almaktadırlar. Kocaeli Üniversitesi, bölge sınırındaki Sabancı Üniversitesi, Marmara Araştırma Merkezi, Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü, TÜBİTAK, TSE Merkez Laboratuarları, TEKMER (Teknoloji Geliştirme Merkezi), TÜBİTAK Teknoparkı, GOSB Teknoparkı ve KOÜ Teknoparkı sanayinin teknolojik gelişmesine olanak sağlayacak kurum ve kuruluşlardır.

Kişi başına düşen yıllık milli gelir açısından ise Kocaeli son 10 yıldır ülke genelinde birinci sırada yer almaktadır. Bu değer, Türkiye ortalamasının yaklaşık iki buçuk katıdır. Genel bütçe ve vergi gelirlerine katkı bakımından da Kocaeli %17,41 ile Türkiye sıralamasında 2. sırada yer almaktadır. Kocaeli bir sanayi kenti olarak il GSYİH’nın %69.9’unu sanayi sektöründe yaratıldığı bir bölgedir.
Kocaeli’nde Ticaret

Bölgede ticari yapı incelendiğinde, İl çapında yaklaşık 45.000 civarında ticarethane bulunduğu görülmektedir. Büyük mağazacılık girişimleri yörede ticari yapının bölgesel nitelik kazanmasına yol açmaktadır. Outlet Center, Özdilek, Belsa Plaza, Carrefoursa, Migros gibi büyük tüketici odak merkezleri kentin ticaret yapısının gelişmesine katkı sağlamaktadır. Yıllar İtibariyle Ticaret Odalarına Kayıtlı Üye Sayıları aşağıda sunulmuştur.

Ticaret Odalarına Kayıtlı Toplam Üye Sayısı – 19.587
İzmit Ticaret Odasına (İTO) Kayıtlı Üye Sayısı – 11.353
Gebze Ticaret Odasına (GTO) Kayıtlı Üye Sayısı – 7.084
Körfez Ticaret Odasına (KTO) Kayıtlı Üye Sayısı – 1.150

Eğitim

Ortaöğretim ve Mesleki Eğitim
Kocaeli’nde 2006-2007 eğitim öğretim yılı itibariyle 68’i ortaöğretim, 46’sı mesleki ortaöğretim olmak üzere toplam 114 ortaöğretim okulu mevcuttur. Bu rakamlarda geçtiğimiz yıla göre yaklaşık %7,5 oranında artış görülmektedir.

Ortaöğretimin Okullara Göre Dağılımı tablosu için tıklayınız

Bilimsel Kaynaklar ve Ar-Ge Desteği
Sanayiinin bölgemizi tercih etmesi ile birlikte, bilimsel gelişme ve araştırma merkezleri Kocaeli’nde kurulmuştur. TÜBİTAK-Marmara Araştırma Merkezi, Kocaeli Üniversitesi, Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü, TSE Kalite Kampüsü ve TÜBİTAK Teknoparkı, TEKMER Teknoloji Geliştirme Merkezi, sanayiinin gelişmesine olanak sağlayacak kurum ve kuruluşlar olarak faaliyetlerini sürdürmektedirler.

ÜNİVERSİTE SAYISI – 2
FAKÜLTE SAYISI – 14
YÜKSEKOKUL SAYISI – 6
MESLEK YÜKSEKOKULU SAYISI – 18
TOPLAM ÖĞRETİM ÜYE VE GÖREVLİSİ SAYISI – 2.083
TOPLAM ÖĞRENCİ SAYISI – 43.301
BİLİMSEL ARAŞTIRMA KURUMU SAYISI – 3
1-TÜBİTAK-MAM (Marmara Araştırma Merkezi)
2-TÜSİDE (Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü)
3-TSE Kalite Kampüsü
Kocaeli Üniversitesi bünyesinde 18 adet Meslek Yüksek Okulu bulunmakta olup söz konusu okullarda toplam 25.360 öğrenci öğrenim görmektedir. Ayrıca KOÜ’ne bağlı 5 Yüksekokul’da (Sağlık YÖ, Beden Eğitimi YO, Turizm İşletmecilik ve Otelcilik YO, Beden Eğitimi ve Spor YO ve Sivil Havacılık YO) toplam 2.424 öğrenci bulunmaktadır.

Mesleki Eğitim Merkezleri
2006-2007 eğitim-öğretim yılında meslek dallarına göre eğitime devam eden, kalfalık eğitimi alan çırak öğrenci sayısı, ustalık eğitimi alan kalfa sayısı ve usta öğretici sayısı toplam 2.972 kişidir.

2006-2007 Dönemi İtibariyle Ustalık ve Kalfalık Eğitimi Alan Öğrenci Sayısı tablosu için tıklayınız

Trafik
D-100, E -6 (TEM) ve D-130 Devlet Karayollarının kent içinden geçiyor olması nedeniyle ilimiz yoğun bir trafik akışına sahne olmakta ve özellikle de; D-100 ve D-130 Karayolunda altyapı yetersizliğine bağlı olarak çok sayıda trafik kazaları meydana gelmektedir.

Bu nedenle, D-100 ve D-130 karayolu üzerinde alt ve üst geçitlerin, sinyalizasyon sistemleri ile diğer trafik düzenlemelerinin biran önce yeterli ölçüde yapılması gerekmektedir. Duble yol çalışması devam eden D-130 İzmit – Gölcük karayolunun ivedilikle tamamlanarak ulaşıma açılması büyük önem arz etmektedir.

İklim
Körfez kıyılarıyla Karadeniz kıyısında ılıman, dağlık kesimlerde daha sert bir iklim hüküm sürer. Kocaeli ikliminin, Akdeniz iklimi ile Karadeniz iklimi arasında bir geçiş oluştur­duğu söylenebilir. İl merkezinde yazlar sıcak ve az yağışlı, kışlar yağışlı, zaman zaman karlı ve soğuk geçer. Kocaelinin Karadenize bakan kıyıları ile İzmit Körfezine bakan kıyılarının iklimi arasında bazı farklılıklar göze çarpar. Yazın körfez kıyılarında bazen bunaltıcı sıcaklar yaşanırken Karadeniz kıyıları daha serindir.

İl merkezinde ölçülen en yüksek hava sıcaklığı 41,6 D C (11 Ağustos 1970), en düşük hava sıcaklığı -8,7°C (4 Şubat 1960), yıllık ortalama sıcaklık ise 14,8°C’dir.

Karadeniz kıyısında yıllık ortalama yağış miktarı 1.000 mm’yi aşar. Bu miktarı güneye doğru gidildikçe azalır, İzmit’te 800 mm’nin de altına düşer (784,6 mm). Samanlı Dağlannın kör­feze bakan yamaçlarında iklim Karadeniz kıyılarına benzer. Yağış miktarı da bu kesimde farklıdır. Rüzgârlar kışın kuzey ve kuzeydoğudan, yazları ise kuzeydoğudan eser.

Jeolojik Yapı
Kocaeli İli, jeolojik açıdan iki önemli tektonik ve yapısal birliği bir arada bulundurmaktadır. Bunlardan biri İzmit Körfezi’nin kuzeyinde yer alan ve Şengör ve Görür (1983) tarafından Moezya platformundan kopup geldiği öne sürülen ve ağırlıklı olarak İstanbul Paleozoyik’i ile Kocaeli Triyasını içeren Kocaeli Yarımadası, diğeri ise İzmit Körfezi’nin güneyinde yer alan ve Sakarya zonunun bir bölümü olan Armutlu Yarımadası’dır.

Kocaeli Yarımadası’nda, alttan üste doğru Erken Paleozoyik (Ordovisiyen-Erken Karbonifer), Permo-Triyas (Geç Permiyen?-Karniyen), Geç Kretase-Orta Eosen, Oligosen-Erken Miyosen, Pliyo-Kuvaterner yaşlı çökel kayalar ile Permiyen ve Geç Kretase yaşlı magmatik (plütonik ve volkanik) kayalar yüzeyler.

Kocaeli Yarımadasının Kocaeli ilinde kalan kısmında yer alan birimler başlıklar halinde ve alttan üste doğru olmak üzere şunlardır: Paleozoyik Ordovisiyen yaşlı Kocatöngel formasyonu, Bakacak formasyonu, Kurtköy formasyonu, Aydos Formasyonu, Gözdağ formasyonu, Siluriyen-Devoniyen yaşlı Dolayoba formasyonu, İstinye formasyonu, Devoniyen yaşlı Kartal formasyonu, Devoniyen-Karbonifer yaşlı Tuzla ve Baltalimanı formasyonları ve Karbonifer yaşlı Harem formasyonu; Mesozoyik Permo-Triyas yaşlı Çakraz formasyonu, Triyas yaşlı Erikli, Demirciler, Balıklaya, Kazmalı, Tepeköy ve Çerkeşli Formasyonları, Kretase yaşlı Teksen Formasyonu, İshaklı formasyonu ve Riva formasyonları; Tersiyer yaşlı Darıca formasyonu, Örencik formasyonu, Akveren formasyonu,Atbaşı formasyonu ve Çaycuma formasyonu ile Kuvaterner yaşlı Traverten ve alüvyon yörede yer alan çökel birimlerdir.

Kocaeli ilinde bu formasyonları kısmen kesen Sancaktepe plütonu Gebze kuzeyinde yer almakta olup Triyas yaşlıdır. Ayrıca Eskihisar volkaniti Gebze civarında yer alır.

Kocaeli’nde Yaşam
Tarihsel gelişimin yarattığı arkeolojik zenginlik, Kocaeli’nde Kültür turizminin de önünü açmaktadır. Açılan müzeler kültürel yaşama ve ekonomiye yeni açılımlar getirmektedir. Kocaeli geçmişe yatırım yapabilecek bir kültür brikimine ve ekonomik güce ulaşmış bir şehir olarak geleceğe uzanıyor.

Kocaeli Üniversitesi’nin Güzel Sanatlar Fakültesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Konservatuvarı ve Şehir Tiyatroları, kent yaşamına renk katıyor. Kocaeli Sanayi Odası pekçok sanayi kuruluşu ve konsoloslukların sponsorluğu ile Klasik Batı Müziği, Caz Müziği gibi müzik türlerini sanayi kentinin çekicilikleri olarak sunuyor. Yabancı Sermaye Yatırımları Uluslararası mutfak kültürünü kente yansıtıyor.

Türkiye’nin 7-8 Büyükşehir statüsüne sahip ilinden biri olan Kocaeli’de il bazında yapılan planlama olanağı düzenli ve dengeli bir bütünlük ve gelişimi sağlıyor. 1999 yılında büyük depremde hasar gören kent ve sanayi, artık kent merkezlerinin dışında yeni yerleşim bölgelerinde, çağdaş kent yerleşimleri ile Türkiye’nin batıya açılan ve ekonomik rekabet ve sürdürülebilirlik örneklerini yaratıyor.

Kocaeli kültürel ve sanatsal etkinliklerin yaşandığı tiyatroları, sinemaları, kültür merkezleri, sanatçı toplulukları, basını, sanatsal ve kültürel yayınlarıyla çağdaş bir kenttir. İldeki tiyatro, konser, sergi, ulusal ve uluslararası konferansların verildiği büyük ölçekte kültür siteleri ve tiyatrolar bulunmaktadır.

Bu merkezler;
Sabancı Kültür Sitesi ve
Süleyman Demirel Kültür Merkezi
Kocaeli Bölge Tiyatrosu
Şehir Tiyatroları

Ayrıca Kocaeli’nde 5 büyük bir çoğunun içerisinde restoran, fastfood ve sinemaların bulunduğu alışveriş merkezi bulunmaktadır;
Carrefoursa
Real
Outlet Center
Dolphin
Özdilek
NCity Alışveriş Merkezi

İldeki başlıca sinemalar;
Belsa Sinemaları
Outlet Center Sinemaları
Dolphin Sinemaları
Özdilek Sinemaları
Star sineması

Kocaeli bir çok spor aktivitelerinin yaşanabileceği bir ildir. İldeki başlıca spor dalları; atıcılık/avcılık, atletizm, basketbol, bisiklet, boks, buz sporları, binicilik, badminton, dağcılık, futbol, güreş, kayak, kürek, masa tenisi, otomobil ve motor sporları, su kayağı ve sualtı sporları, voleybol, yelken ve yüzmedir. Bölgedeki tesis durumu;
Stadyum (34 adet)
Spor Salonu (3 adet)
Kapalı Yüzme Havuzu (2 adet)
Otomobil pisti (1 adet)
Yelken-kürek parkuru (4 adet)
Tenis kortu (15 adet)

Kocaeli yüzölçümü bakımından küçük olmasına karşın doğal plajları, yaylaları, tarihi eserleriyle sanayi ve turizmin birlikte geliştiği ilginç bir ildir. İldeki turizm amaçlı başlıca sportif faaliyetler; Ballıkayalar ve Kartepe’de dağcılık, Kartepe, Yuvacık ve Ballıkayalar’da trekking, Sapanca Gölü, Kerpe, Kefken ve Seyrek’de su kayağı ve sürat motoru ve Körfez ve Maşukiye’de Motoroks ve Oto Tırmanmadır.

Mardin

Mardin Chat
Mardin ili, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Dicle Bölümü’nde yer alan bir ildir. Suriye ile sınır komşusudur. Güneyinde Suriye, batısında Şanlıurfa ili, kuzeyinde Diyarbakır ve Batman illeri, kuzeydoğusunda Siirt ili ve doğusunda Şırnak ili bulunur. Merkez ilçesi dahil 10 ilçesi bulunmaktadır.
Mezopotamya vadisi önünde Ulu Camii (Mardin, Türkiye).Mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğunun şiirsel kentlerinden biridir. Mardin farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler barındırmaktadır. Mardin, İpek Yolu güzergahında olup, ilde beş han ve bir kervansaray mevcuttur.Mardin de Kürtler,Süryaniler,Araplar yaşamaktadırlar.Mardin ve çevresinde bulunan Arap nüfusu üç ayrı kökene dayandırılabilir.İlk ve en eski cenah Abbasi ve Emevi hükümdarlıkları altında kalan Süryanilerin baskılar ve zorlamalar üzerine araplaşan bir fraksiyonu olarak kabul edilebilir.Nitekim Değişik lokalizasyonlarda değişik Arapça ağızlarına rastlamak mümkün olmakla birlikte Mardin’de konuşulan Arpça’nın Arap devletlerinde konuşulan Arapça ile çok büyük farkları sözkonusudur.İkinci bir cenah ise yine ,Arap egemenliği döneminde İslamiyete geçişle beraber araplaşan Kürt nüfusundan oluşmaktadır.Üçüncü cenah,Osmanlı’nın Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerinde,bölgedeki Kürt aşiretlerle yaşanan derin anlaşmazlıkları müteakiben,sözkonusu aşiretlerin dağıtılıp göçtürülmesi ve yerlerine Mısır,Arabistan,Fas gibi Arap devletlerinden getirilen kolonilerin yerleştirilmesinin sonucudur.Bütün bunlar,Milli Mücadele öncesinde Mardin ve civarında yaşayan Arapların neden diğer Araplar gibi bir millet bilincine sahip olmadığını ve kendi bağımsızlıklarını değilde,an itibariyle bölgede iktidar süren kuvvetlere tam itaat gösterdiğini açıklamak bakımından yeterli sebep sunmaktadır.Kürt nüfusu incelenecek olursa,Kürtlerin de iki ayrı cenahtan oluştuğu halen bugün bile dikkat çeker.Birinci cenah,bölgede evvelden beri yaşayagelen ve Mardin’in asıl yerlilerinden olan;ancak Osmanlılarla yaşadıkları sayısız ağır çatışmalarda nüfusları azalan,sürgünlere maruz bırakılan nüfustur.İkinci grup ise Zozan diye tabir edilen Mardin Eşiği Dağlarının kuzeyinden itibaren başlayan soğuk iklimli topraklardan çeşitli sebeplerle koloniler halinde Mardin ve civarına yerleşen Kürt ailelerinden oluşur.Elbette ki Mardin için bu başlıca millyetlerin arasına Süryanileri de dahil ettikten sonra,Ezdileri,Yahudileri,Ermenileri,Keldanileri ve irili ufaklı bir sürü etnik kökeni de gözönünde bulundurmak gerekir… Mardin ismi hakkinda degisik rivayetler vardir. Kelimenin Farsca, Yunanca, Arapca ve Suryanice oldugu soylenmektedir.Burası bölgedeki birçok diğer şehir ve yerleşim gibi Süryaniler’in yoğun olarak yaşayageldiği bir mekan idi. Mardin ve Tur Abdin bölgesinde çok az da olsa Süryaniler yaşamaktadır. Bölgede meşhur birkaç Süryani Manastırı ve Kilisesi vardır: Deyrulzafaran, Mor Gabriel, Selhe’taki Mor Yakub ve Hah’daki Meryemana Kilisesi gibi. Mardin’de Arap, Kurt, Suryani ve Turk insanimiz yasamaktadir. Mardin ili (özellikle il merkezi) son yıllarda yoğun bir şekilde betonlaşmanın etkisi altında kalmış, şehir merkezinin bulunduğu tepenin hemen biraz altındaki alan yeni şehir olarak imara açılmıştır. Yeni binalar yapılmış (yapılıyor) olmasına karşın bu betonlaşma tarihi taş binaları da es geçmemiş, maalesef taş binaların üstüne yarım yamalak beton katlar çıkılmasına kadar varmıştır. Düşük bir nüfusa sahip olmasına karşın bu denli yapılaşmasının başlıca nedeni ekonomidir. Eski büyük evlerde bugünkü ekonomik koşullarda ve yeni neslin farklılaşan istekleriyle birlikte yaşamak zordur ve daha birçok sosyo- ekonomik nedeni de vardır bu durumun, ancak tüm bu nedenler şehre verilen zararı yine de haklı çıkarmamaktadır. En başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere resmi ve sivil kuruluşlar bu konuya kısa sürede eğilmezlerse, dünya çapında bir açık hava müzesi olabilecek değerdeki Mardin ili gidip görmeye değer tüm özelliklerini kısa zamanda yitirecektir. Bu nedenle Mardin’in muazzam tarihi güzelliğini korumak ve Mardin’i doğru tanıtmak için valilik ve belediyenin katkıları ile Turizm Enformasyon Bürosu açılmıştır.
Mardin’in yeni yerleşim alanlarından görünüş. Nüfus [değiştir]
Yıllar 1965 1970 1975 1980 1985 1990 2000 2007 2008 2009
Mardin genel il nüfusu 397.880 453.092 519.687 564.967 652.069 557.727 705.098 745.778 750.697 737.852
Şehir nüfusu 90.093 119.852 155.876 192.004 244.000 249.032 391.249 428.611 422.537 422.284
Kır nüfusu 307.787 333.240 363.811 372.963 408.069 308.695 313.849 317.167 328.160 315.568

İlçeleri [değiştir]
1990 yılında Cizre, Silopi ve İdil ilçeleri Mardin’den ayrılarak yeni il olan Şırnak’a bağlanmıştır.

Mardin (merkez) ,
Dargeçit,
Derik ,
Kızıltepe,
Mazıdağı ,
Midyat ,
Nusaybin,
Ömerli ,
Savur ,
Yeşilli ,

Sohbet Odaları Sohbet Sohbet Siteleri Sohbet